Archive from Mayıs, 2015
May 12, 2015 - Ana Sayfa    No Comments

Çevre Yönetimi ve İSG Sistemi için Gereken Önemli Adımlar

Firmanızda sistem kurarken atlamamanız gereken diğer bir konu da çevre ve insan olmalıdır. Bu kapsamda aşağıdaki soruların cevapları aranmalıdır:

Çevre ile ilgili sorular:

  • Çevre boyutları tanımlanmış mı?
  • Yasal ve mevzuat şartları belirlenmiş mi?
  • Hedefler belirlenmiş ve gerçekleşmesi için programlar oluşturulmuş mu?
    images (2)
  • Çevre boyutları ile ilgili faaliyetler belirlenmiş mi?
  • Acil durumlar tanımlanmış mı?
  • Periyodik olarak uygunluk değerlendirmesi yapılıyor mu?
  • Kayıtlar doğru tutuluyor mu?

İSİG İle ilgili sorular:

  • Kuruluş sürekli olarak tehlikelerini tanımlıyor mu?
  • Bunlar ile ilgili risk değerlendirmesi yapıyor mu?
  • Gerekli önlemleri alıyor ve kontrol ediyor mu?
  • Hedefler belirlenmiş ve gerçekleşmesi için programlar oluşturulmuş mu?
  • Acil durumlar ve yapılması gerekenler tanımlanmış mı?
  • Kaza ve olay araştırmaları yapılıyor mu?
  • Performans, sürekli ölçülüyor ve izleniyor mu?
  • Kayıtlar doğru tutuluyor mu?

“Sistem kuruyoruz, çevre ile ne işimiz olur?” demiyorsunuzdur umarım. Tüm işletme sahipleri ve çalışanlar olarak aslında amacımız, çevremizi korumak ve kirlenmesini önlemek olmalıdır. Hem içeride hem de dışarıda temiz bir alanda çalışmak, aslında verimliliğimizi ve kârlılığımızı arttıracaktır.

“Çevre koruma” deyince, firmaların en basit kâğıt atıklarını toplaması ve bun­ları bir merkeze teslim etmesi bile hiç de küçümsenmeyecek bir davranıştır. Hızla büyüyen nüfus karşısında, artan yerleşim imkânları, fark edemediğimiz orman alanlarının taş bloklarla dolmasına sebep olmaktadır.

Evet, hepimiz kafamızı sokacak bir yer arıyoruz; ama bunu, ormanlarımızı yok ederek yapmamamız gerektiğini biliyoruz. 1 ton kâğıdı toplayarak 16 tane ağaç kurtardığımızı hatırlatmak istiyorum. Bu nedenle, en küçük firmada bile kâğıtların toplanması, çevreye olan duyarlılığımızı göstermektedir. Peki, yeti­yor mu? Tabii ki “Hayır!” Bunun yanında yapmanız gereken diğer çevre faali­yetlerini de sektörünüze göre belirleyip; standartlar, kanunlar ve yasal mevzu­at şartları doğrultusunda gerçekleştirmelisiniz.

Belki de birçoğunuz, çevre ile ilgili çalışma yapmaya başladığınızda devlet ku­rumlarının bu konuda ne kadar yetersiz olduğunu göreceksiniz. Ama olsun… Siz üstünüze düşeni yapın ki istemeye ya da söz söylemeye hakkınız olsun.

Yine çevrenizle birlikte korumanız gereken, bir de insanımız var. Bazen onları unutabiliyoruz. Firma sahipleri olarak, para verdiğimizde her şeyi yaptığımızı sanıyoruz. Para, sadece emeklerinin karşılığı… Bunu hepimiz biliyoruz. Diye­lim ki ağır ve tehlikeli işler grubunda bir işletmeniz var. “Bana ne, sen kendini koru” diyebilir miyiz? Hayır… Kanunlar, bize çalışanlarımız için uygun çalışma ortamı hazırlamanız gerektiğini belirtip periyodik olarak da kontroller yapmak zorunda olduğunuzu söyler.

Eğer tozlu bir ortamınız varsa,

  • Üretim teknolojinizi değiştirmeli veya geliştirmelisiniz, images (3)
  • Malzemenizi kontrol etmelisiniz,
  • Havalandırma yapmalısınız,
  • İşaretler koymalısınız,
  • Eğitimler vermelisiniz,
  • En son olarak da kişisel koruyucu ekipmanlar (maske, gözlük, eldiven gibi) vermelisiniz.

Oysa biz, böyle bir ortama sahipsek en son yapmamız gereken faaliyeti en önce yapıp çalışanı koruduğumuzu söyleriz. Kişisel koruyucu ekipman takma ile so­runun çözüldüğünü düşünürüz; oysa oraya gelene kadar, yapılacak çok adım vardır. Ama sistemin en sevdiğim tarafı, hepsini hemen istemez. Bir plan içer­sinde ve belirlenen bir periyotta, sırasıyla yapılmasını öngörür. Burada önemli olan, hedefler doğrultusunda bunları sırasıyla gerçekleştirmektir.

Tüm bunları yaparken her zaman bahsettiğim gibi çevreyi düşünerek çevre boyutlarını, insanı düşünerek tehlike ve riskleri ve ayrıca oluşabilecek acil durumlar karşısında almaları gereken adımlarla ilgili prosesler tanımlanmalıdır ki herhangi bir problem ile karşılaşıldığında büyük şeyler kaybedilmesin…

Çevreye ve insana duyarlı olmanız dileğiyle.

FacebookTwitterGoogle+Paylaş
May 1, 2015 - Ana Sayfa    No Comments

Proje Liderinin Seçilmesi ve Proje Ekibinin Oluşturulması

Siz, kendinize inanın,
başkaları da size inanacaktır.
( J.W. Von Goethe)

Evet!

Üst Yönetim olarak sistem kurmak ve başlamak için, inandınız ve tüm çalışanlarınıza projeyi anlattınız. Şimdi atmanız gereken ikinci adım; firmanıza sistem kurarken size yardım edecek bir “Proje Liderini” seçmeniz ve bunu da çalışanlarınıza duyurmanızdır. Proje Lideri’ni, sunuşunuzu yaparken de açıklayabilirsiniz. Birçok firmada olduğu gibi üst yönetim tarafından atanan ve tüm çalışanlara görevi anlatılan kişilerin, firmada daha başarılı olduğu bir gerçektir.

Proje Lideri, firma içinden veya yeni birisi de olabilir, bu fark etmez. Önemli olan, kuracağınız sistemi bir “proje” gibi düşünmenizdir. Kurmak istediğiniz sisteme, kimin liderlik etmesini istediğiniz ve hep yanında olacağınızı belirtmeniz gerekir. Bu konuda beklentilerinizi karşılayabilecek aşağıdaki özelliklere sahip bir kişiyi “Proje Lideri” olarak belirlemelisiniz. Bu kişi, projede sizi temsil edeceği için sizin desteğinize her zaman ihtiyacı olacaktır. Lütfen, zorlandığı, tıkandığı ve yol alamadığı zamanlarda destek olun…

Sizin inancınız onun da inancına güç katacaktır.

Peki, bu kişi kim ve hangi özelliklere sahip olmalı?images
• Hedef bilinci olan,
• Okumayı ve araştırmayı seven,
• Özverili çalışabilen,
• İyi iletişim kurabilen,
• Sır saklayan,
• Ekip çalışmasına yatkın,
• Görev paylaşımı yapabilen,
• Sıkı takipçi,
• Ofis programlarını iyi bilen,
• İnsiyatif kullanabilen biri olmalıdır ki sisteme sahip çıksın.

Siz de Proje Liderinin yanında olur, istenenleri önce siz uygularsanız, takip ederseniz, onun da uygulaması ve uygulatması daha kolay olacaktır. Yoksa yalnız bırakılırsa, “Bu, senin işin” denilir ve geri çekilinirse, burada “yanlış” başlar ve öyle devam eder. Genelde yalnız kalır, hele bir de deneyimsiz ise ne yapacağını şaşırır, şirket çalışanları ile mücadele içine girer. Genelde de firmalar bu işe sanki “başka bir iş”miş gibi baktıklarından proje ortada kalır ve o ana kadar yapılan çalışmalar boşa gider.

Bu konuyu bir örnek ile açıklamak gerekirse:
Kalite Yöneticisi olarak bir firmada çalışan bir arkadaşım anlattı. Sizlerle paylaşmak istedim: Bu arkadaşım, TS 18001 İş Sağlığı ve İş Güvenliği sistemi kurmak üzere işe alınmış; ancak bu konu ile ilgili bilgiye sahip değilmiş. Firma sahibi ile iyi iletişim kurmaları sonucu işe alınmış. Firma sahibi de “Merak etme eğitim aldırırız, biz de yardımcı oluruz, kurarız sistemi.” demiş ve başlamışlar işe…

İlk ayın sonunda arkadaş, eğitime gönderilmediği gibi destek de alamamış.

Firmanın işleri çok yoğunlaşmış, TS 18001 ile ilgilenememişler. Arkadaş, kendi başına araştırmalar yapmış, bölümlerden bilgiler toplamış ve yazmaya başlamış.Ancak, bu sistem sadece yazım işi olmadığından yazılanların uygulanmaması sonucu hiçbir ilerleme kaydedilmemiş. Altıncı ayın sonunda da firma sahibi “Bu iş olmayacak çok yoğunuz.” diyerek arkadaşı işten çıkarmış.

Eğer Proje Lideri, proje bitmeden işten çıkartılmış ise proje ortada kalır, uzar gider. Tüm çalışanların moral motivasyonu azalır, sisteme olan inanç yitirilir.

Proje bittikten sonra işten çıkarılırsa, bu sefer de yapılan onca emek boşa gitmiş olur. Aslında sistem kurulduktan sonra bu kişiye ihtiyaç daha fazladır. Bir şeyi kazanmak ne kadar zorsa, onu korumak da o kadar zordur. Bu sebeple Proje Lideri bu iş için alınmış ise sistem kurulduktan sonra sistemde kalmalı ki sistemin çalışıp çalışmadığını kontrol edebilsin. Bu nedenle yapılması gereken şey, doğru insanı seçmek ve bu uzun yolculukta birlikte olmaktır.

Ayrıca, belli aralıklarla bağımsız bir denetim ekibi ile sistemi gözden geçirmek de uygun olacaktır.
Çünkü “sistem kurmak”, bir kişinin tek başına başarabileceği bir yolculuk değildir. Mutlaka her projenin bir lideri ve proje ekibi olmalı, sistemin sürekli gelişimi için uygulamaları takip ve kontrol etmelidir.

Bu sebeple üst yönetim olarak atmanız gereken üçüncü adım: Read more »